X

İmtihan (5): İnsanların çoğu imtihanda başarısız mı?

İnsanların imtihan olgusu içinde en çok düşündüğü konu sanırım içinde ceza olarak cehennemi barındırması. Bu yazıda buna açıklık getirmeye çalışacağım.

Bu yazıda, insanların çoğunun yanlışta olması konusunu değerlendirdim. Kur’an neden insanların çoğu ile ilgili olumsuz şeyler söylüyor? İnsanların çoğunun yanlışta olmasından ne ders çıkarabiliriz? Allah insanların çoğunun yanlışta olacağını söylüyorsa bu insanların seçme hakkı yok mu?

Önceki yazı: İnsan gibi aciz bir varlık için imtihan zor değil mi?

İnsanların çoğu imtihanda başarısız mı? Kur’an insanların çoğunun yanlışta olduğunu neden söylüyor?

Mümkün olduğu kadar tüm akla takılan hususlara değinmeye çalışıyorum. Bunlardan biri de yukardaki soru. Bunu birkaç alt başlığa bölerek incelemek istiyorum. Bu başlığa yakın diğer sorular 6, 7, 8 ve 9 nolu yazılarda ele alınacak.
Bu sorulara cevap bulamamak gerçekten çoğu kişiyi deist ya da ateist yapabiliyor. Bunlar üzerinde özellikle durmak istiyorum.

a-Kur’an insanların çoğu ile ilgili ne söylüyor:

Kur’an’da insanların çoğunun yanlışta ve gaflette olduğuna dair birçok ayet var. Çoğunlukla ilgili Kur’an’da geçen ifadeleri kategorize ederek aşağıda sizler için inceleyip çıkarmaya çalıştım. İsteyen olursa ayet referanslarından ilgili ayetleri okuyabilir.
-İnsanların Çoğu Aklını Kullanmaz/Düşünmez/Bilmez: 5:103, 6:37, 6:111,  7:187, 8:34, 10:55, 12:21, 12:40, 12:68, 16:38, 16:75, 16:101, 21:24, 26:8, 26:103, 26:121, 26:139, 26:158, 26:174, 26:190, 27:61, 29:63,30:6, 30:30, 31:25, 34:28, 34:36, 40:57, 39:49, 40:57, 44:39, 45:26, 52:47
İnsanların Çoğu Şükretmez: 2:243, 7:10, 10:60, 12:38, 40:61, 25:50, 27:73, 32:9, 40:61,
-İnsanların Çoğu İnanmaz/İnkar eder/Doğrudan Sapar: 2:100, 3:110, 5:49, 5:59, 5:81, 7:102, 9:8,11:17, 12:103, 13:1, 16:83, 17:89, 25:44, 25:50, 26:67, 26:8, 26:158, 26:174, 26:190, 27:61, 40:59, 30:8, 30:42, 37:71:40:59: 41:4, 43:78, 57:16, 57:26, 57:27

Kur’an’da Allah’ın insanların  çoğunun yanlışta olduğunu söylemesine birkaç açıdan yaklaşabileceğimizi düşünüyorum:

b-Mevcut durum Allah’ın belirttiği gibi mi?

Allah 70 ayette insanların çoğu ile ilgili betimlemeler yapıyor ve bu betimlemeleri genel olarak 3 grupta toplamak mümkün. Peki bu bize ne söylüyor?

Bu üç grubun birbiriyle ilişkisi nedir diye baktığımda ortak nokta olarak insanların aklını kullanmadığı, düşünmediği ve meselelerin aslını idrak edemediği olduğunu görüyorum. Peki bu neye sebep oluyor?

Bana sorarsanız bu, bazı insanların inanmadan yaşamasına, bazılarının da inansa da Allah’tan uzak, yani şükretmeden yaşamasına neden oluyor. Burada aklın kullanılmamasına özel vurgu olduğunu belirtmek zor olmaz.

Zira aklımızı yeterince çalıştırmadığımız için yanlışa saptığımızın ve bunun bizim sorumluluğumuzda olduğunun altı çiziliyor.

Geçmişte yaşamış ve halen günümüzde yaşayan insanlara baktığımızda, gerçekten de insanların çoğunun inanmadığını veya inansa da inanmıyor gibi yaşadığını görebiliriz. Bu durum bize, Allah’ın insanlarla ilgili Kur’an’da yapılan tanımlamarı tasdik ediyor. Bu da Kur’an’ın Allah’tan geldiğinin ayrı bir göstergesi.

c-Allah neden bu kadar çok ayette insanların çoğunun yanlışta olduğunu söylüyor?

Bu kadar çok ayette insanların çoğunluğu ile ilgili olumsuz durumların belirtilmesinin bir nedeni olmalı elbette. Bunun bence birkaç önemli mesaj verdiğini düşünüyorum:

Birincisi, insanların bunları okuyarak kendilerini sorgulamaları ve hakikate doğru yönelmeleri için bir uyarı olması.

İkincisi, insanların diğer insanların yaşam tarzını kopyalayarak yaşamaları yerine, kendi akıl ve iradelerini kullanmaları gerektğinin vurgulanması. Herkes hesabını bireysel olarak verecekse çoğunluğa uymak hata olabilir. (Bkz. ilgili yazı)

Üçüncüsü, insanların neleri bilmediği ve neler üzerine düşünmediği üzerine dikkat çekerek bu konular ile ilgili insanları tefekkür etmeye davet etmesi

Dördüncüsü, insanların her an Allah’a muhtaç olduğunun vurgulanması ve bunun şükrü içinde rabbine yönelmeleri için bir hatırlatıcı olması.

Beşincisi, insanların, iradelerini az kullanmaları nedeniyle dünya hayatına ve nefislerine çok kolay yenik düşerek inkar yolunu tercih edebileceklerine dair bir uyarı olması.

d-İnsanların çoğu yanlıştaysa karamsar mı olmalıyız?
Allah’ın insanları uyarmak için bu tür mesajlar göndermesi ve cezalandırma mekanizmasını işletiyor olması, onları affetmeyeceği anlamına gelmez. Allah Kur’an’da kendisine şirk koşulması dışında diğer tüm günahları affedebileceğini belirtiyor. (Nisa 116).
Birçok ayetin bitişinde dikkatinizi çekmiştir, Allah Gafur ve Rahim olduğunu belirtiyor. Yani bağışlayıcı olduğunu sürekli vurguluyor. Örneğin Zümer 53‘te Allah kendisinden ümit kesilmemesi gerektiğine vurgu yapıyor.
De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” Zümer, 53
Yine onlarca ayette Allah kullarına zulmetmeyeceğini ve yapılanların tam karşılığını vereceğini hatta iyiliğe daha fazla sevap vereceğini belirtiyor.

Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez. En’am, 160

Allah’ın, bizim insan olarak zayıf olduğumuzu ve hata yapacağımızı bildiğini görüyoruz Kur’an’da. Özetle, herkes gaflet ve yanlış içinde olsa da, Allah insanın az bir çaba ile O’nun rahmetine kavuşacağımıza dair bize işaretler sunuyor.
e-Allah böyle dediği için mi insanlar yanlışta, yoksa insanların böyle olacağını bildiği için mi Allah bunları söylüyor?
Bu esasında Kader ile ilgili bir konu. Bunu daha sonra detaylıca ele almak istediğimden burada çok değinmek istemiyorum ama bu başlığın kadere bakan bir yönü de var. Bazı insanlar, Allah’ın insanların ne yapacağını biliyor olmasını, insanların özgür iradesinin olmadığı şeklinde yorumlayabiliyor.
Eğer daha önceden belirlenmiş bir kaderimiz varsa ve biz bunun dışına çıkamayacaksak o halde imtihan edilmenin ne anlamı var” diye düşünülebiliyor.
Şöyle düşünelim. Diyelim ki sizin önünüzde iki seçenek var. Biri A seçeneği olsun, diğeri B. Birine çay içmek, diğerine kahve de diyebilirsiniz ya da birine masum birini öldürmek, diğerine öldürmemek de diyebilirsiniz. Hayatta her zaman önümüze irili ufaklı çok seçenek çıkıyor.
Öncelikle kendi iç dünyamıza bakalım. Biz herhangi bir seçim yaptığımızda robotik bir şekilde nedenini bilmeden bir seçeneği seçen bir varlık mıyız, yoksa zihnimizde, olayları ve olası sonuçlarını ölçüp, tartabilen ve buna göre kararı kendi alabilen varlıklar mı? Sanıyorum ki herkes ikincisi diyecektir.
Not:

Buraya bir parantez açmak istiyorum: Evet biliyorum bazı deterministik yaklaşımlar var. Aslında bizim hiçbir şeyi seçmediğimiz yönünde. Kuantum teorisi ile de konuyu birleştirerek konuyu açıklamaya gidenler var.  Bu yazının konusu olmadığından bunlara girmeyeceğim. Kader ile ilgili bir yazı yazabilirsem burada bilimsel detaylarına girmek üzere.-

Örneğimize devam edecek olursak, biz A ya da B’den hangisini seçeceğimizi önceden bilmediğimiz için, özgür irade, bizim her kararımızda devreye giriyor. Allah için durum böyle değil. Allah bizim örneğin A’yı özgür irademizle seçeceğimizi önceden biliyor.
Ancak özgür iradesi ile ilgili karar veren yine biziz, Allah bizi fiili bir şekilde yönlendirmiyor, zorlamıyor. Bilmek aktif bir eylem değildir, bu nedenle Allah’ın sonucu biliyor olması tek başına sonuca tesir etmez.

Kaderle ilgili püf nokta, Allah’ın ne olacağını önceden biliyor olması değil, insanın ne olacağını önceden bilmiyor oluşudur.

İnsan kendi kaderini önceden biliyor olsaydı o zaman bunu dikkate alarak hareket etmeye çalışırdı ve özgür iradesi etkilenirdi. Ancak bilmiyor oluşu, her an bağımsız seçim yapmasını sağlıyor.
Tıpkı öleceğimizi bilmemiz ama ne zaman olacağını bilmememiz nedeniyle yaşamla ilgili belirsizliğin bizim için devam etmesi gibi. Kimimiz öleceğimizin idraki ile hareket ederiz, kimimiz ise hiç ölmeyecekmiş gibi dünyalık yaşarız. Buradaki seçim bize ait.
Yukarıdaki ayetlerde Allah’ın insanların çoğunun yanlışta oluşu ile ilgili bilgi vermesi, Allah’ın insanların kendilerine verilen aklı yeterince kullanmamaları nedeniyle böyle bir sonuç doğurdunu bize izah ediyor olmasındandır. Allah böyle tasarladığı için değil.
Gökhan
Copyright secured by Digiprove © 2016All Rights Reserved
Original content here is published under these license terms:
License Type: Read Only
Abstract: You may read the original content in the context in which it is published (at this web address). No other copying or use is permitted without written agreement from the author.
İmtihan Dizisinin Önceki ve Sonraki Yazıları<< İmtihan (4) : İnsan gibi aciz bir varlık için imtihan zor değil mi?İmtihan (6): İnsanların çoğu cehenneme mi gidecek? Çoğu insan cehennem için mi yaratıldı? >>
Kategoriler: İmtihan