Allah İnsanı Neden Yarattı sorusuna tatmin edici cevaplar
55Soru:
Tanrı insanı neden yarattı? Hiç bir şeye ihtiyaç duymayan, hiç bir eksiklik taşımayan bir tanrı varsa, neden insanı ve kainatı yaratma gereği duydu? Kendisine kulluk ve ibadet için varlıklar yaratmak, kendi san’atını göstermek istemek bir nevi ihtiyaç değil midir?
Madem ki!
0Celladına aşık bir mahkum kadar izzetin;
Ne sevginin esirisin ne de nefretin;
Seçmek özgürlük sanıyorsun madem, seç;
Bir yanda Gaz, diğer yanda Giyotin..
Yoksa maviye hasretin, ne diye Göklere niyetin;
Gözde yükseldiğine kanma, Gayyalarda kıymetin;
Vaktin varken hayat suyundan kana kana iç,
Zira, her saniye bir adım yaklaşıyor kıyametin..
Kurtulma Hızı – Ayrılmalara farklı bir bakış
0
Fizikte kaçış hızı diye bir kavram var. Kurtulma hızı da deniyor. Örneğin dünya yüzeyinde bir taşı alıp yukarı doğru fırlattığımızda, taş yukarı doğru çıkıyor ve bir süre sonra yerçekimi nedeniyle aşağı düşüyor. Eğer biz taşı çok hızlı bir şekilde atabilirsek, taş yerçekimi kuvvetinin etkisinden çıkabilecek kinetik enerjiye ulaşıyor ve bir daha yere düşmüyor. Boşlukta uzaklaşıp gidiyor.
Fiziğin en temel yasalarından biri olan bu çekim yasası, bana insan ilişkileri için de örnek olabilirmiş gibi geliyor. Mesela iki insan düşünelim.
Zaman ve Kıyamet
0Zaman kavramını ve izafiyet teorisini anlamak, kavramak gerçekten epey güç. Bunların üzerine bir de kıyamet konusunu ekleyince iş iyice çıkmaza binebiliyor. Bu arada şunu açıklamak gerek, aslında kıyamet, yeniden dirilme anlamına geliyor. Biz genelde evrenin yok olacağı anı kıyamet kelimesi ile eşleştirmişiz. Oysa, evrenin yok olacağı an Kur’an’da Es-Saatü yani saat olarak geçiyor.
Gelelim aklıma takılan soruya; (daha&helliip;)
Her şeyin üstünde 3 soru ve 3 sır
1Bugün belki binlerce yıldır insanların aklını kurcalayan bir kaç meseleden bahsetmek istiyorum. Açıkçası bu meseleler benim de aklımı kurcaladı. Bana göre, sayacağım bu üç sırrı kavramadan hayatı tam ve doğru bir şekilde anlamlandırmak ve bu sorulara tam manasıyla cevap bulmak zor.
Dünya üzerinde insan aklının düşünebileceği her şeyi bir piramidin içinde koyacak olsak, sanırım piramidin en üstünde ‘biz neden varız‘ sorusu gelirdi.
Bu sorudan sonra liste, ‘bir yaratıcı var mı’ , ‘din var mı’, ‘ahiret ve hesap günü var mı’, ‘tanrı neden bizi bize sormadan yarattı’, ‘tanrının bizim ibadetimize ne ihtiyacı var’, ‘Madem bir tanrı var, dünyada bu kadar acı verici kötülük neden var’ gibi sorularla uzar gider.. (daha&helliip;)
Mutluluk üzerine
0İnsan olmak bazen zordur.. Çoğu zaman ne istediğini tam bilemez insan ve bu da mutlu olamamasına neden olur. Hep bir arayış içinde olur ama hep de bişeyler eksik gibi hisseder.. Bir değişiklik bekler, bazen de bir mucize. Başına güzel şeyler gelsin ister hep.. Sanır ki, istediklerini elde etmektir mutluluğun yolu. Aslında ne kadar anlamsız görünse de, mutlu olmak istediklerini elde etmekten geçmez, tam tersi bazen elde edememekten geçer..
Mutlu olmanın tanımı çoğu insana göre değişkenlik gösterir. Sanırım mutlu olmak, insanın ne olduğunda kendini iyi hissedeceğine dair oluşturduğu inançla ilişkili.. Kariyere sahip olmak, önemsenmek, beğenilmek, maddi imkanlara sahip olmak gibi amaçlarla mutluluğu ilişkilendirince aslında sonu genelde çok başarılı olmuyor.
Jim Carrey’nin güzel bir sözünü okudum geçen gün: Dilerim herkes bir gün zengin ve ünlü olur ve hayalini kurduğu her şeye kavuşur; böylece aranılan esas cevabın bu olmadığını anlar.
Düşünceme göre, mutluluk ancak insanın kendi kodları, benliği, doğası, yaşamı algılayışı yönünde işler yapması sonucunda tam anlamıyla mümkün olabiliyor. Ancak şunu da söylemem gerekir ki, mutlak ve gerçek mutluluk bu dünyada olamaz. Çünkü dünyanın dinamiği bu şekilde kurgulanmamış. Yanlış ve doğruların bulunduğu, nefis ve vicdan arasında gidip gelinen bir ortamda mutlak mutluluk olamaz.. Belki bu dünyada mutlu olduğumuz küçük anlar, öteki dünyadaki gerçek mutluluğun fragmanlarından ibaret. Yine de mutluluk güzel ve çok gerekli bir duygu.. Uğruna çok şeylere katlanmaya değer..
Bilimle din birbirine düşman mı?
0
Hatırlıyorum, küçüklüğümde gökyüzündeki olaylarla yakından ilgilenirdim. Evin penceresinden aya bakar, ayın düzenli hareketlerini takip ederdim. Yörüngesini, geçirdiği evreleri incelerdim. Aslında, benim çocuk yaşta keşfettiklerim uzun yıllar önce bilim insanları tarafından çoktan keşfedilmişti. Ama insan için başkalarından edindiği bilgilerden çok, kendi keşfettiği şeyler etkileyicidir. (daha&helliip;)



Son Yorumlar